اعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
Sığınırım Allah'a o şeytandan, recm edilenden. İsmiyle Allah'ın, Rahman'dır, Rahiym'dir.
٨١- وَمَا أَنتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَن ضَلَالَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِآيَاتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ
Körlere yol tarif ederek yanlışına engel olamazsın. Sen, sadece ayetlerimize inanarak teslim olanlara dinletebilirsin. (Neml 81)
Evet bu ayetle başlamamın nedeni açıktır. Ne kadar çabalarsak çabalayalım kararı her kişi kendi içinde verecektir. Başlıkta olduğu gibi ortada dönen bir videoya verdiğim Twitter cevabına binanen karşılık olarak ileri sürülen iddialara üzerine böyle kısa bir bilgilendirme yazısı hazırlamak istedim. Bilindiği üzere islam inancının temeli olan Tevhid kavramının tam anlaşılamadığını videoda keşfettiğim için, içine düşülen Şirk-in ne kadar çirkin ancak bir o kadar da fark edilemeyen tehlikeli bir günah olduğunu gördüm. Şimdi öncelikle sosyal medyada gördüğüm videoyu paylaşayım;
Rüya Hikayesinden Çıkarılan Tespitler
Tespit 1: Olayı 1928 yılında bir Türk hacı ortaya çıkarıyor. 1915'te Mescid-i Nebevi türbedarlarından birisi Hindistan'dan gelen bir hacının rüyasını anlatıyor.
Tespit 2: Hindistanlı hacının söyledikleri şirk dolu cümleler ve hezeyanlar, kendi kendisiyle çelişmesi
Tespit 3: Dış görünüşe aldanarak ön yargıya sahip olma ve aklı devreden çıkarma.
Tespit 4: Türbedarın dediğine göre sadece Hindistanlı Hacı rüya görmüyordu, bir çok hacıdan bir çok rüya duyduğunu ifade etti.
Tespit 5: Nihayetinde bir rüya da Türbedar gördü. Medine'de kabrinde değilmiş, Çanakkale'de askerlere yardım ediyormuş.Bu tip rüyaların görülmesi gayet doğaldır. Türbedar ve uzaktan hacca gelen hacıların RasülAllah sevgisi hasrete dönüşünce bilinçaltlarına bu yönde bilgiler arzular üşüşür. Basit bir çıkarım şudur: RasülAllah'ın temsili hiç çizilmediğine göre ve Türbedar'ın dediğine göre bir çok hacı rüyasında gördü, nasıl gördüler peki? Onlara rüyanızda ne gördüklerini resmedin desek aynı mı farklı mı bir temsil ortaya çıkardı.
Ortaya Çıkan Sorulara Kur'ani Cevaplar
Soru - Cevap 1: Bu hikayenin nesi yanlış?
٢٨...وَاِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۚ
Varsayım, gerçeğin yerini tutamaz. (Necm 28)
وَمَا يَتَّبِعُ اَكْثَرُهُمْ اِلَّا ظَنًّاۜ اِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ
Onların çoğu zanlarının peşinden giderler. Oysa zan, gerçeğin yerini hiçbir şekilde tutmaz. Allah, onların yaptıklarını bilir. (Yunus 36)
Gördüğünüz üzere değerli kardeşler. Hikaye 1928 Miladi yılında Alasonyalı Cemal Öğüt tarafından ortaya çıkarılıyor. O da 1915'e Hindistanlı bir hacı ile Mescid-i Nebevi Türbedar'ı arasında geçen ruhaniyet-rüya üzerine hadiseler. Rüya; şuuraltı faaliyetlerin uyku sırasında zihinde yarattığı hayallerdir. (Bknz: Rüya Nedir? Rüya Ne demek? - Nedir.com) Görüldüğü gibi bir kesinlik ve delil içermediği için rüyaya itibar edilemez. Unutulmasın rüya yollu şartlandırma ile özellike tarikatlar mensuplarını elde tutabilmiş, sahte hedeflere odaklandırabilmiştir. (Baknz: fethullah gülen in rüyada peygamber görmesi -dunyasozluk.com)
Şimdi diyeceksiniz ki Yusuf Nebi'nin gördüğü rüya neydi?
اِذْ قَالَ يُوسُفُ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي رَاَيْتُ اَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ
Bir gün Yusuf babasına şöyle demişti: “Babacığım rüyamda on bir gezegeni, Güneş’i ve Ay’ı gördüm. Onları bana secde eder halde gördüm.”
وَكَذٰلِكَ يَجْتَب۪يكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اٰلِ يَعْقُوبَ كَمَٓا اَتَمَّهَا عَلٰٓى اَبَوَيْكَ مِنْ قَبْلُ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبَّكَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟
İşte, rüyanda gördüğün gibi, Rabbin seni seçecek ve olayların yorumunu sana öğretecektir. Daha önce ataların İbrahim’e ve İshak’a olan nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakup ailesine olan nimetini de tamamlayacaktır. Senin Rabbin, daima bilen ve kararları doğru olandır.”
فَلَمَّا ذَهَبُوا بِه۪ وَاَجْمَعُٓوا اَنْ يَجْعَلُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُمْ بِاَمْرِهِمْ هٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Yusuf’u götürüp kuyunun dışarıdan gözükmeyen bir yerine bırakma konusunda anlaştıklarında ona şunu ilham ettik: “Yaptıkları bu işi, hiç beklemedikleri bir anda, onlara kesinlikle bildireceksin.”
(Yusuf 4.6.14 ayetler)
Evet görüldüğü gibi bu rüya bir işaret idi. Delili Allah'tır çünkü kuyuya düştüğünde Allah O'na seslendi. -Seni seçtim- diye. Burada vahyi ileten Allah olduğu için, O'nun sözüne inanmak mecburiyetindeyiz. Zaten itibar etmezsek müslüman olamıyoruz.
Soru - Cevap 2: RasülAllah'ın Ruhaniyetinden Yardım İsteyemez Miyiz?
اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ
Kulluğu doğrudan sana yaparız. Yardımı da doğrudan senden isteriz. (Fatiha 5)
Görüldüğü gibi Tevhid'in özü burada salatımızda (namaz) okuduğumuz temel süre olan Fatiha 5. ayette geçiyor. Kulluğumuzu, ibadetimizi ve duamızı, manevi yardımı Sadece Rabbimiz olan Allah'tan istemek zorundayız. Aksi şeyler yapıldığı zaman Tevhid'in zıt anlamlısı Şirk; Allah'a ekleme yapma, ortak, yardımcı, dost, aracı, oğul vs gibi Hkümüranlıkta ve Emir vermede Tek İlah'ı iki ve daha fazla olacak şekilde her türlü çıkışa şirk denir.
وَالَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِهِ لاَ يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَكُمْ وَلآ أَنفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ
Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız; size yardım etmek şöyle dursun, kendilerine bile yardım edemezler. (Araf 197)
وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ اَفَا۬ئِنْ مَاتَ اَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْۜ وَمَنْ يَنْقَلِبْ عَلٰى عَقِبَيْهِ فَلَنْ يَضُرَّ اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيَجْزِي اللّٰهُ الشَّاكِر۪ينَ
Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler geldi geçti. O, ölse veya öldürülse gerisin geri mi döneceksiniz? Gerisin geri dönen Allah'a bir zarar veremez. Allah görevini yerine getirenleri ödüllendirecektir. (Al-i İmran 144)
Dinimizi kaim kılan Allah Teala'dır. Muhammed Nebi olan bir beşerdi. Rasüllük görevini ifa ederek her insan gibi hayatını tamamlamıştır.
اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۜ
Gerçekleri içeren bu Kitab’ı sana Allah indirmiştir. Öyleyse dinine bir şey katmadan kulluğu Allah’a yap.
اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ
Bil ki Allah’ın dini, katışıksız dindir. Allah ile aralarına evliya yerleştirenler şöyle derler: “Bizim bunlara kul köle olmamız, sırf bizi Allah’a yaklaştırsınlar diyedir.” Allah, onların tartışıp durdukları her konudaki hükmünü, onların yüzüne karşı verecektir. Allah, yalancı olan ve âyetleri görmezlikte direnen birini yoluna kabul etmez. (Zümer 2-3)
وَمَا يَسْتَوِي الْاَحْيَٓاءُ وَلَا الْاَمْوَاتُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُسْمِعُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُسْمِعٍ مَنْ فِي الْقُبُورِ
Dirilerle ölüler bir olmaz. Allah, dinlemek isteyene dinletir. Sen, kabirlerde olanlara bir şey dinletemezsin (Fatır 22)
RasülAllah şu anda aramızda bulunmuyor. Bedeni kabrinde olmak üzere -şuuru kapalı- şekilde uyumaktadır. Kıyamet günü alarm çaldığında herkes kabrinden uyanacak ve ancak o zaman duyabilir, görebilir. O yüzden ruhaniyetinden faydalanmak isteyenler Kur'an okusunlar ve RasülAllah'ın Kurandan hikmet dolu yaşamını örnek alsınlar. Her kim RasülAllah ile konuştum dediyse o yalancıdır.
Soru - Cevap 3: Hindistanlı Hacı'nın hezeyanları ve şirk dolu sözleri hangileridir?
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ
Hamd; her şeyi mükemmel yapmak Allah’a özgüdür O bütün varlıkların Kainatın Rabbi, Efendisi'dir. (Fatiha 2)
Hezeyanları şudur; Diri olan Allah yerine ölü olan Muhammed Rasül'e karşı utanç duyuyor acaba bir günah mı işledim de Hindistan'da aldığım feyzi Medine'de kabri başında alamadım diyor. Himmetini yani manevi yardımını mı çekti üzerimden diyerek büyük bir zanna sarılıyor. Allah'ın -kabirdekilere işittiremezsiniz-ayetini tınlamıyor. RasülAllah'a ölümü kendince yakıştıramıyor açıkça hadsizlikte bulunuyor.
قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْۚ هٰذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْل۪يۜ
...De ki “Delilinizi getirin. Benimle birlikte olanların Kitabı budur. Bu, benden öncekilerin de kitabıdır.”... (Enbiya 24)
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Ey inananlar! Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın; Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun çünkü Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir. (Haşr 18)
İkinci hezeyanda şudur: Türbedar hacca gelen bir çok hacının da Hindistanlı hacıya benzer rüyalar anlattıklarını ileri sürmesiydi. Onların zanlarında bile bir belirsizlik var. Çanakkale'de savaşa giden bir Rasül diğer taraftan başka bir kişinin rüyasında ne halde görünmüştür kim bilir? Belki çölde muhabbet ediyorlardı belki de başka yeşil bir vadide. Bu anlatılanlardan bile Çanakkale hadisesinin sadece bir rüya olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını anlayabiliyoruz.
Soru - Cevap 4: Şehitlere ne diyeceksin peki?
وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتًاۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَۙ
Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanma! Onlar, diridirler; Rableri katında bütün ihtiyaçları karşılanır
فَرِح۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۙ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْۙ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۢ
Allah'ın kendi lütfundan verdikleriyle mutludurlar. Arkalarından henüz kendilerine katılmamış olanlara da üzerlerinde bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler. (Al-i İmran 169-170)
Evet ayette -şehit- kelimesi değil -قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ- Allah yolunda öldürülenler şeklinde geçmektedir. Ayrıca 170. ayette geçen
-وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْۙ-
müjdeleyecekler henüz aralarına katılmamış olacakları, manasına gelir ki bu da demek oluyor ki dünyadaki insanlarla henüz iletişime geçemiyorlar. Sadece Allah yolunda öldürülenleri öldükleri esnada mutlulukla karşılayacaklar.
Soru - Cevap 5: Peki Allah Müslümanlara Meleklerle Yardım Edemez mi?
اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّكُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَل۪ينَۜ
O gün müminlere şöyle diyordun: “İndirdiği üç bin melekle Rabbinizin imdadınıza yetişmesi size yetmez mi?” (Al-i İmran 124)
Müslümanlar Allah yolunda savaştıkları vakit elbette Allah yardımını esirgemeyecektir.
Soru - Cevap 6: Dış görünüşe aldanarak ön yargıya sahip olmadan ne kastetdin?
وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْۜ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْۜ
Onları gördüğünde kılık kıyafetlerine hayran kalırsın. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. (Münafikun 4)
"Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." (Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539)
Son olarak belirtmek isterim ki; görüldüğü gibi bir rüya üzerinden tarih ve gelenek oluşturuluyor sanki dindenmiş gibi bir kutsiyet atfediliyor böylece. Şeytan apaçık düşmanımız olarak dinle ve esasında müslümanlarla uğraşmaktadır. Dikkatimizi Rabbimizin hadisi olan vahye, aramızdaki Rasül olan Kur'an'a vermek mecburiyetindeyiz. RasülAllah vefat etmeden evvel emaneti de bu olmuştur. Kur'an ve Sünnet-i (vahiyden hikmetli yaşam biçimi) bırakıyorum size demiştir.
Ve yine en nihayetinde; bu ufak araştırma samimi niyetlerle yapılmıştır. Kimsenin incinmesi hedef değildir. Maksat İslam denilen bu dinin Sahibi'nin, Kural Koyucusu'nun, Sadece Duada ve Kullukta Kendisine Yönelinmesini vurgulama amacımdır.
فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ
Seninle tartışırlarsa de ki: “Ben Allah’a teslim oldum... (Al-i İmran 20)
Selam ile...
Muhammet Elbir Habiboğlu - 5 Şaban 1442
eğer kafanıza takılan bir soru olursa beraber düşünebiliriz. e posta: muhammetelbir@gmail.com
